Coronavirus (COVID-19) ve Gerekli Önlemler

Corona virus and precautions Blog title image

Düşmanımızı (COVID-19) tanıyalım:

SARS-CoV-2 olarak da bilinen COVID-19, coronaviridae ailesinden bir RNA virüsü olup havada ve yüzeylerde birkaç saat ile birkaç gün arasında yaşayabilir. Bu aile içinde daha önceden ciddi salgın hastalıklara yol açmış Severe acute respiratory syndrome (SARS) ve Middle East Respiratory Syndrome (MERS-CoV) bulunmaktadır. Yapılan son çalışmalar göstermiş ki, COVID-19 virüsünün plastiklerde 72 saate, paslanmaz çelikte 48 saate, karton ve mantar panolarda 24 saate, bakır kaplar ve nemli kesme tahtaları üzerinde 4 saate, nemli giyişi ve temizlik bezlerinde 3 saate kadar yaşayabildiğini ortaya koymuştur. Ailenin bu yeni üyesi havada üç saat boyunca tespit edilebilmektedir.

COVID-19, RNA yapısındaki genetik materyalini ve nükleer proteinlerini koruyan ve bu materyali çevreleyen lipid (yağ) tabaka bulunmaktadır. Bu yüzden de zarflı virüsler olarak adlandırılırlar. Bu tabaka virüsün yaşaması için gereklidir. Sağlıklı lipid tabakası olan bu virüs burun ve ağız yoluyla alındığında (soluyarak ya da bulaştığı alanlara dokunduğumuz ellerimiz ile ağzımıza be burnumuza dokunduğumuzda) solunum mukozasında varlığını ve çoğalmasını hızlı bir şekilde sağlamaktadır.

Virüs aslında bir canlı değil lipid tabakası ile çevrili protein molekülü olup, kendi enerjilerini üretemez ve depolayamaz. Bu yüzden virüs dış ortamda uzun süre yaşayamıyor ve varlığını sürdürebilmesi için canlı konak hücreye gereksinim duyar. Virüs dış ortamda iken ortamın ısısına, nemine, aydınlığına ve tutunduğu yüzeyin özelliğine (yukarıda da belirtildiği gibi) bağlı olarak değişik zamanlarda yok olup gidebilmektedir. Nemli ve karanlık ortamlarda daha uzun varlığını sürdürebilirken, yüksek sıcaklıklarda ve ışık alan ortamlarda varlığını çok fazla sürdürememektedir.

Peki şimdi biraz bilgi sahibi olduğumuz bu düşmanımızdan nasıl korunalım?

Bilgi sahibi olmadığımız düşmandan korunamayız. Ama en azından şu an düşmanımızı tanıyoruz. Lipid tabakasının virüs için önemli olduğunu bildiğimize göre bu tabakayı kaldıracak olursak onun varlığından kurtulabiliriz. Bu amaçla şunları yapabiliriz (Dünya Sağlık Örgütü [WHO=World Health Organization]’nün önerileri bu yönde):

  • Ellerimizi en az 20-30 saniye sabunla yıkayarak sabunun deterjan etkisiyle virüsün lipid tabakasından oluşan zarfını yok ettiğimiz ve enfekte etme özelliğine sahip nükleer proteinin tahrip ettiğimiz için virüsün yaşamını yitirmesine yol açmış oluruz. Bunu aynı zamanda el dezenfektanları ile de yapabiliriz. Ancak bunlara her zaman ulaşmamız mümkün olmayabilir.
  • Artık virüsün ısıya (özellikle 25 derecenin üzerinde) fazla dayanamadığını da biliyoruz; bu bilgiden yola çıkacak olursak sabunla yıkamayı sıcak suyla yaptığımızda virüsün lipid tabakasının daha kolay ve hızlı bir şekilde parçalanmasını sağlamış oluruz. Giysilerimiz de dahil olmak üzere her şeyi 25-30 derece ama kaynar olmayan suyla yıkamanın enfeksiyon riskini ve bulaşıcılığını ortadan kaldıracağı belirtilmektedir.
  • %65’lik alkol içeren solüsyonlar da virüsün lipid tabakasını ortadan kaldırabilmektedir. Kolonya bu özellikleri taşıdığı için bu amaçla kullanılabilir. %65 üzerinde alkol içeren ağız gargaralarının kullanımının da iyi bir korunma yöntemi olabileceği belirtilmektedir.
  • Çoğu alkollü içecekler %40 ve altı oranında alkol içerdiği için içki tüketiminin koruyucu bir etkisinin olamayacağı belirtilmektedir.
  • 1/5 oranında (1 ölçü çamaşır suyu 5 ölçü su) sulandırılmış çamaşır suyu virüs proteinlerin yok olmasında etkili olduğu belirtilmektedir.
  • Saf oksijenli su (ama sulandırılmamış) da çamaşır suyu gibi virüs proteinlerinin yok edilmesinde etkin olduğu belirtilmektedir.
  • COVID-19, bakteri gibi yaşayan bir organizma olmadığı için antibiyotik işe yaramaz ve bu nedenle asla kullanmayınız.
  • Kullandığımız giysileri ve çarşafları kesinlikle silkelememiz gerekir. Silkelediğimiz zaman otama yayılmasına ve orada yaşamasına olanak vermiş oluruz. Bu da hastalığın yayılmasına neden olacaktır.
  • Nemli giysi ve temizlik bezlerinde, kesme tahtalarında 3-4 saat canlı kalabildiğini akılda tutalım ve ona göre önlemimizi alalım. Kuruyuncaya kadar temastan uzak duralım.
  • Ev ve araba klimalarında uzun süre varlığını sürdürebilmektedir. Bu nedenle klimaların dezenfeksiyon bakımlarını aksatmayalım.
  • Bulunduğumuz ortamı belli aralıklarla havalandırmak, kuru ve ılık tutmak virüsün varlığını sürdürmesini engellemektedir.
  • UV ışınları virüs proteinlerinin yok olmasına neden oluyor.
  • Sıradan yüz maskelerinin virüs partiküllerin geçişini engellemek için yeterli olacağı söylenmektedir. Bunları dezenfekte ederek birkaç kez bile kullanılabileceği belirtilmektedir.
  • Sirke virüsün lipid zarfını kaldırmada yararsız olduğu ve bu yüzden çok fazla güvenilir olmadığı belirtilmektedir.
  • Ağzımıza bir şey götürmeden önce kapı kilitleri ve kolları, elektrik düğmeleri, uzaktan kumanda, cep telefonları, saatler, bilgisayarlar, masalar, televizyon ve banyo malzemeleri de dahil aklınıza gelebilecek her türlü eşya ile temastan sonra ellerimizi yıkıyoruz (yukarıdaki kurallara uygun şekilde). Ayrıca temas edilebilecek bütün yüzeyleri de sonraki bulaşma riskine karşılık temizliyoruz.
  • Tırnaklarımızı kısa tutmalıyız. Çünkü virüs tırnak altında uzun süre barınabilir.
  • Ellerimizi sık sık yıkadığımız ve dezenfektan kullandığımız için cilt kurur ve bizim fark edeceğimiz çatlaklar oluşur. Bu çatlaklar virüsün vücuda girişini kolaylaştıracağı için sürekli cildimizi nemli ve sağlıklı tutmaya çalışacağız.
  • Hastalık belirtisi olan ya da fark edemeyeceğimiz taşıyıcı olma potansiyeli olabilecek kişiler nedeniyle diğer bireyler ile aramızdaki mesafeyi (en az 1 metre) korumayı unutmayacağız.

endimizi koruyalım ve hastalık belirtileri  ortaya çıktığında da diğer bireylerin sağlığı için gerekli önlemleri alıp en yakın sağlık kuruluşuna baş vuralım.

Koronafobi için alınacak önlemler:

  • Haber kaynağınızı gözden geçirin: yetkili sağlık kuruluşları (Dünya sağlık Örgütü [WHO] ve yaşadığınız ülkedeki Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt kuruluşları) ile bağlantısı olmayan sosyal medyanın paylaştığı haberlere itibar etmeyin. Çünkü bazı haberler kötü amaçlı olup bilgi kirliliğine yol açmaktadır ve bu tür haberler toplum psikolojisini bozup korku salmayı amaçlamaktadır. Bu tür haberlere itibar etmeyiniz.
  • Güncel haberleri takip etmeyi sınırlayın: Gazete ve sosyal medya haberlerinin sürekli izlenmesi, sizi psikolojik düzeyde rahatsızlığa sokacak şekilde olumsuz bir döngüye sokabilir. Burada sınır ve ruhsal davranış şekilleri herkes için farklıdır. Bu nedenle nasıl hissettiğinize ve buna göre kendinizi nasıl ayarladığınıza dikkat edin. Eğer bunaldığınızı, endişe ve kaygılarınızın arttığını hissediyorsanız, haberleri izlemeyi ve sosyal medyayı takip etmeyi bırakınız. Bırakamıyorsanız en azından bir sınırlama getirmeye çalışınız (örneğin günlük sadece yarım saat güvenilir kaynaklardan gelen haberleri izlemek ve takip etmek gibi). Eğer haber kaynaklarınıza güvenemiyorsanız ve kendinizi sınırlayamıyorsanız, sosyal ve basılı medyadan uzak durunuz güvendiğiniz birinin paylaşımlarını dikkate alınız.
  • Corona virüs için alınacak tedbirleri abartmayın: Yetkili sağlık kuruluşları tarafından belirtilen temel kurallara önerilen sıklıkta uymanız ve uygulamanız sizin için yeterli olacaktır. Güvenilir olduğunu bilmediğiniz haber kaynaklarından gelen bilgileri dikkate almayın ve doktorunuza sormadan uygulamayınız. Belki de söylenen şey sizin bünyeniz için uygun olmayacak ve sağlınızı daha da bozacaktır.
  • Endişe ve kaygılarınızı giderin: Corona virüs ile ilgili endişe ve kaygılarınızı doktorunuza ve/veya psikoloğunuza baş vurarak gideriniz. Kafanızdaki sorulara yanıt bulamadığınız her şey endişe ve kaygıya neden olur ve devam ederse de fobi düzeyine çıkabilir. Bu nedenle erken önlem almak psikolojiniz için önem arz etmektedir. Günümüzde çok yaygın ve kontrolsüz hale gelmiş sosyal medya haberlerine ve gruplarına itibar etmeyin. Çünkü bu konuda çok fazla bilgi kirliliği var. Yetkili sağlık kuruluşlarının (yukarıda belirttiğimiz) uyarı ve önlemlerini dikkate alınız. Bu tür haberleri okumaktan ve izlemekten kendinizi alamıyorsanız, bu tür grupları terk etmeyi düşünebilirsiniz. Endişe, kaygı, korku gibi emosyonel duygular genellikle fiziksel olarak kalp çarpıntısı, hızlı nefes alıp verme gibi belirtiler ile birliktedir. Kalabalıktan uzak açık havada yürüyüşler, meditasyon ve nefes egzersizleri bu duyguların iyileştirilmesinde yardımcı olabilir.
  • Sosyal bir virüs olan panik duygusunu yaymayın: Bu duygu hem sizin hem de toplumun psikolojisini değişen oranlarda olumsuz yönde etkileyecektir. Sosyal medyada paylaştıklarımıza dikkat etmeliyiz. Paylaşımlarımızı yapmadan önce doğrulamak için elimizden geleni yapalım. Topluma söylentileri yaymaktan ve gereksiz panik duygusunu pompalamaktan kaçınmak için hepimiz üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor.

Prof. Dr. Ayhan Özcan (Patolojist)

Doç.Dr. Celale Tangül ÖZCAN (Psikoterapist)

Kaynaklar:

  1. https://coronavirus.jhu.edu/
  2. https://www.who.int/emergencies/diseases/novel-coronavirus-2019/advice-for-public
  3. https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/index.html

Güncel blog yazıları

Ücretsiz Medikal Değerlendirme

error: Content is protected !!